Kiraz Göz Hastalığı

Kiraz Göz Hastalığı

KİRAZ GÖZ HASTALIĞI

Köpek dostlarımızın aslında görünenden daha fazla, tam 6 tane göz kapakları olduğunu biliyor muydunuz? Baktığınızda köpeklerin her iki gözünde birer tane göz kapağı görüyorsunuz. Aslında köpeklerin her bir gözünde 3 tane göz kapağı vardır. Ancak herhangi bir sağlık sorunu meydana gelene kadar köpeklerin 6 tane göz kapağı olduğu çoğu zaman bilinmez.

Köpeklerin gözlerinin anatomik yapısında alt göz kapağının içinde gizli şekilde bulunan çentikli zar yapısı vardır. Bu çentikli zar yapısı T harfini anımsatan kıkırdak içinde bulunur. Bu kıkırdağın yanında bir de gözyaşının oluşumunu sağlayan harder bezi vardır. İşte gözyaşı üreten harder bezi, işlevinden sapıp farklı bir pozisyona büründüğünde ise karşımıza kiraz göz (cherry eye) meydana gelmektedir.

Kiraz Göz Hastalığı Nedir?

Belirttiğimiz üzere kiraz göz hastalığı, köpek dostlarımızda görülen bir sağlık sorunudur. Köpeklerin göz yapısında bulunan üçüncü göz kapağı; köpeğin toprak, ot ve çalı gibi unsurlarla uğraşırken gözünün nazik bölümlerini korumakla görevli olan bir yapıdır. Sık görülen kiraz göz hastalığı a bu yapıda meydana gelir. Üçüncü göz kapağı ile birlikte bulunan ve gözyaşı üretimini sağlayan harder bezi dışarı doğru çıkıntı haline gelir ve kiraz gözü hastalığına ortam hazırlar.

Gözyaşı üretimini sağlayan ve gözyaşının ortalama 1/3 oranını tek başına üreten harder bezini, gözün anatomik yapısı içinde dışarıdan fark etmek mümkün değildir. Harder bezi, üçüncü göz kapağı ile bağ dokuyla bağlıdır. Bağ doku ile sağlanan bu bağlanma, enfeksiyon ve genetik faktörler neticesinde harder bezinin güçsüz hale gelmesine ve fıtık haline gelmesine neden olur. Gözün köşesinde kiraza benzeyen pembe ya da kırmızı renklerde et parçası oluşur. Böylece kiraz göz hastalığı meydana gelmiş olur. Adını da bu görüntüsünden almıştır.

Kiraz Göz Hastalığının Klinik Bulguları Nelerdir?

Kiraz göz hastalığı, ölümcül bir hastalık değildir. Kiraz göz hastalığı ile karşı karşıya kalmış canlılar hayatlarına bu hastalıkla devam edebilseler de bu hastalık canlıların yaşam kalitesini fazlasıyla düşürmektedir. Kiraz göz hastalığı yaşayan canlıların gözlerinde sürekli bir irin akıntısı olur. Zaman geçtikçe kirazı anımsatan göz fıtığı nedeni ile göz yağı üretilmediği için gözün kornea kısmında zedelenme ve gözlerde kuruluk şikayetleri de kendisini göstermeye başlar.

Kiraz Göz Hastalığı Hangi Cins Köpeklerde Daha Fazla Görülür?

Kiraz göz hastalığı, cins ayırt edilmeksizin tüm köpek cinslerinde görülebilen bir hastalıktır. Hatta öyle ki; düşük ihtimal olsa da kedilerde de kiraz göz hastalığına rastlamak mümkündür. Bununla birlikte yapılan araştırmalarda Beagle, Cocker, Spaniel, Pekinez, Boston Terrier, İngiliz Bulldog ve Pug cinsi köpeklerde kiraz göz hastalığına rastlama olasılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Yüzü büyük ve basık olan, dışa dönük olan belirgin gözlü ve aynı zamanda iki yaşını doldurmamış hayvanlarda kiraz göz hastalığına daha çok rastlanır. Eğer gözlerden birinde kiraz göz hastalığı oluşmuşsa yüksek ihtimalle diğer göze de kiraz göz hastalığı geçecektir.

Kiraz Göz Hastalığının Tedavisi Var mı?

Köpeklerde çok sık görülen kedilerde de nadiren meydana gelebilen kiraz göz hastalığının tedavisi mümkün olmakla birlikte oldukça kolaydır. Kiraz göz hastalığı, gözde bir harder bez yapısının dışarı çıkarak fıtık şekline gelmesi ile meydana gelir. Fıtığa neden olan harder bezi, cerrahi müdahaleler ile geri yerleştirilir ve böylece kiraz göz hastalığı tedavi edilir. Kiraz göz tedavisine yönelik uygulanan cerrahi yöntemlerin başarı oranı da oldukça yüksektir.

Eski zamanlarda kiraz göz hastalığının tedavisi fıtıklaşmış harder bezinin tamamen alınması ile mümkün oluyordu. Ancak bu yöntem aynı zamanda harder bezi göz yaşı üretmekle görevli olduğu için kuru göz sendromuna ortam hazırlıyordu. Dolayısıyla da günümüzde fıtık haline gelen harder bezi, yerine yerleştirilerek tedavi edilmektedir. Diğer birçok hastalıkta olduğu giib kiraz göz hastalığında da erken teşhis ve zamanında tedavi oldukça önemlidir. Evcil dostlarınızda belirtiler gördüğünüzde zaman kaybetmeden veteriner hekime başvurmalısınız.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp chat