Köpek Hastalıkları

Evcil dostlarımızın hastalıkları bizi oldukça korkutur. Çünkü insanlar gibi, hastalıkları kolay atlatamayabilirler. Günümüzde birçok köpek hastalığı bulunmaktadır. Bu hastalıkların kimi ölümcül etkiye sahiptir, kimi ise geçici türdendir. Burada önemli nokta, insanlardaki kanser hastalığı gibi erken teşhistir.

Bir hastalık ne kadar erken teşhis edilirse, tedavisi o kadar kolay ve hızlı olur. Bazı hastalıklar her ırkta görülebilirken, bazı hastalıklar ise ırk bazında kroniktir. Mesela Pug ırkında astım hastalığı kronik bir rahatsızlıktır ve ömür boyu devam eder. Evcilhayvanal.com olarak sizler için hazırladığımız köpek hastalıkları makalemizle söz konusu hastalıkların tamamına değineceğiz.

Köpeğimizi Hastalıklardan Nasıl Koruyabiliriz ?

Köpeğimizi hastalıklardan korumanın en etkili yöntemi düzenli veteriner kontrolüdür. Herhangi bir belirti olmasa dahi ayda 1 veya 2 ayda 1 şeklinde periyotlarla genel muayene yaptırmak; bir hastalık yaşanmadan önce erken teşhis edilmesini sağlayacaktır. Bu da doğal olarak tedavi sürecini kolaylaştıracak ve ölüm baş göstermeden, köpeğinizin kurtulmasını sağlayacaktır.

Hastalıklarla ilgili bilgi aktarımında bulunurken sık sık beslenmenin ne kadar önemli olduğu ile ilgili bilgi aktarımında bulunduk. Hastalıklardan koruma noktasında beslenme oldukça önemli bir noktadır. Köpeklerinizi beslerken, ne gereğinden fazla ne de az herhangi bir şekilde mama veya yemek vermemelisiniz. Ayrıca besleme yaparken, Premium mamalar kullanmalısınız. Merdiven altı tabiriyle bilinen mama türlerinden uzak durmalısınız. Bu sayede köpeğinizi hastalıklara karşı korumuş olursununuz.

Aşıların ne kadar önemli olduğunu bilmeyen yoktur. Köpeğinizin aşı periyoduna uygun bir şekilde aşılarını eksiksiz olarak yaptırmalısınız. Süresini geçirmemeye özen göstermelisiniz. Çünkü aşıları yapılmamış bir köpek, her türlü hastalığa açık bir köpek demektir. Veterinerinizle birlikte oluşturduğunuz aşı periyodu tamamlandığında bağışıklığı güçlü bir köpeğe sahip olacaksınız. Beslenmesine ve muayene zamanlarına dikkat edip, dış temasta kontrol altında tuttuğunuzda eğer ırkın kronik rahatsızlığı yoksa; hastalığa yakalanma ihtimalini minimuma indirebilirsiniz.

Köpek Irklarında Genetik Hastalıklar Var mıdır ?

Bazı köpek ırklarında kronik hastalıklar bulunmaktadır. Bu hastalıklar kalıtsaldır ve herhangi bir sebep yokken ortaya çıkabilir. Bazı ırklarda direkt olarak doğar doğmaz bu hastalıklarla karşı karşıya kalmaktadır. İşte ırk ırk kronik hastalıklar…

Not: Bu hastalıklar %100 görülecek diye bir kanı yoktur. Aşağıda yer alan rahatsızlıklar, söz konusu ırklarda daha kolay bir şekilde görülebilmektedir. Eğer bu ırklara sahipseniz; veteriner kontrollerini “aylık” bazda düzenli bir şekilde gerçekleştirmeniz önerilmektedir.

  • Golden Retriever – Kalça çıkığı, Deri hastalıklarına yatkınlık, tümoral oluşumlar, tiroid bozuklukları
  • Alman Çoban Köpeği – Kalça ve dirsek çıkığı, aortik stenoz, deri tümörleri
  • Cocker – Kalp rahatsızlıkları, deri hastalıkları, karaciğer yetmezliği, böbrek taşı
  • Cavalier King Charles – Kalp rahatsızlıkları, Chiari malformasyonu
  • Pomeranian – Diş rahatsızlıkları, deri rahatsızlıkları
  • Pug – Solunum yolu rahatsızlıkları ve göz problemleri
  • Sibirya Kurdu – Deri rahatsızlıkları, tüy dökülmesi, katarakt ve glakom
  • Bulldog – Solunum yolu rahatsızlıkları
  • Labrador – Obezite
  • Beagle – Epilepsi
  • Shih Tzu – diz kapaklarında oynama sorunu
  • Boxer – Kanser
  • Dachshund – Sırt ve omurga rahatsızlıkları
  • Doberman – Kalp rahatsızlıkları
  • Cocker – Kulak enfeksiyonları
  • Yorkshire Terrier – Karaciğer yetmezliği
  • Rottweiler – Ekrem rahatsızlıkları
  • Chihuahua – Solunum yolu rahatsızlıkları

Köpeklerde İştahsızlık

Her canlı türünde olduğu gibi köpeklerde de beslenme oldukça önemli ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Köpeklerde iştahsızlık problemi ise, çoğu zaman beslenmeye bağlı veya psikolojik olarak ortaya çıkan bir sorun olabilir. Eğer köpeğiniz yemek yemek istemiyorsa ve uzun süredir mamaya yaklaşmamışsa iştahsızlık sorununun ilk belirtilerini görüyorsunuz demektir. Eğer bu, normalden daha uzun süreyi kapsıyorsa ölüme kadar uzanacak çok ciddi sorunlar baş gösterebilir. Bu yüzden erkenden veterinere kontrol ettirmeniz gerekir. 
escort konya
bursa escort
escort bursa
escort mersin
seks hikayeleri
liseli ifşa porno
şahin k porno

Bu konuda gerçekten bir iştahsızlık sorunu olup olmadığını net olarak algılamak önemlidir. Köpek mamalarında genel olarak tavsiye edilen mama miktarı yazmaktadır ve buna göre mama verilmektedir. Her ırk farklı özelliklere sahip olduğu için buna pek dikkat edilmemelidir. Mama paketinde yazan değerin %50’sine kadar yediği takdirde herhangi bir sorun yok demektir. Fakat daha az oranda yiyorsa, Köpeklerde iştahsızlık rahatsızlığının görüldüğünü net bir şekilde söyleyebiliriz. 

İştahsızlık sorununu ortaya çıkaran temel etmenler; yetersiz beslenme, sürekli olarak aynı gıdalarla beslenme, hastalık, çevresel değişimler ve aşılar olarak ön plana çıkmaktadır. Eğer yakın zamanda bunlardan herhangi biri yaşanmışsa; yine iştahsızlık yaşadığını net olarak söyleyebiliriz.

Köpeklerde Egzama

Köpeklerde egzama sorunu, yine sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Özellikle kronik olarak deri rahatsızlıkları bulunan ırklarda bu sorun çok daha sık bir şekilde görülmektedir. Egzama, derinin en üst katmanında meydana gelen iltihaplanma sonucu ortaya çıkar. Alerjik sebepler, beslenmede eksiklikler, dengesiz beslenme, aşılar ve dış etkenler sebebiyle egzama görülebilmektedir. 

Bahsi geçen iltihaplar, lezyonlardan meydana gelmektedir. Söz konusu lezyonlar da son derece sıcak ağrılı ve ödemli yapıya sahiplerdir. Köpekler, doğal olarak sürekli olarak bu yapı üzerine temas etmek ister. Her temas etmesinde bölgede ıslaklık meydana gelir. Bu ıslaklıkla birlikte de deri döküntüsü görülür. Eğer deri döküntüsü çok fazla bir şekilde gerçekleşiyorsa, bakteriler açısından oldukça kaliteli bir ortam oluşur ve bakteri yoğunluğu artar.

Bu yüzdene egzama sorunu ya da egzamanın başı olan iltihaplanma görüldüğü anda veterinere başvurulması gerekir. Eğer erken teşhis yapılmaz ve zamanında başvurulmazsa egzamayla birlikte gelen bakteriler iç organlara kadar ulaşıp, ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Köpeklerde Kusma 

Köpeklerde kusma konusunda oldukça fazla neden bulunmaktadır. Bazı durumlarda normal olarak kusma sorunu meydana gelse de; bazı durumlarda çok önemli rahatsızlıkların habercisi olabilmektedir. Her ne kadar ciddi bir sorun gibi görünmese de; kusma periyotları detaylı bir şekilde incelenmeli ve aşağıda vereceğimiz durumlar gerçekleşiyorsa direkt olarak veterinere götürülmelidir. 

  • Gün içinde 3’den fazla kusma
  • Kan kusma 
  • Kusmayla birlikte boy gösteren ishal sorunu
  • Halsizlik görülmesi
  • Karnın normalden daha gergin olması

Köpeklerin kusmasında birçok neden olabileceğinden bahsetmiştik. Bu nedenlerden ilki tıkanıklıktır. Ardından virüs, zehirlenme, bağırsak paraziti, mide ülseri, beslenmede yaşanan değişiklikler, bağırsak iltihabı, mide ekşimesi ve tümörler gelmektedir. Neden kustuğunu anlamanın tek yolu ise veterinere gitmektir.

Köpeklerde Kanlı İshal 

Köpeklerde en ciddi rahatsızlıklardan biri de kanlı ishal olarak dikkat çekmektedir. 100 kanlı ishal vakasından neredeyse 90’ı ölümle sonuçlanmaktadır. Bu noktada en önemli şey erken teşhistir. Eğer rahatsızlık erken teşhis edilir ve tedavi başlarsa ölümle sonuçlanmayabilir. Fakat insanlarda kanser gibi, geç teşhiste yapacak pek bir şey kalmamaktadır.

Kanlı ishal, köpeğin dışkısının ishal şeklinde olması ve kan görülmesi sonucu “var” denilebilecek bir rahatsızlıktır. Başka türlü kendini görmez. Erken teşhis ise; kusma, ateş, son derece ağır bir halsizlik, depresyon ve iştahsızlık sorunlarının hep birlikte görülmesiyle yapılabilir. Eğer köpeğinizde bu rahatsızlıklar varsa, büyük bir olasılıkla kanlı ishal görülecek demektir.

Kanlı ishal rahatsızlığı ilerlediğinde; vücut çok aşırı su kaybeder. Gözlerde solgunluk görülür. Akciğerde ödem oluşur. Eğer sahibi söz konusu belirtileri fark etmez ve erken dönemde tedaviye başlamazsa kalp aşırı şekilde büyüyebilir. Bu da beraberinde ölüm getirir. 

Kanlı ishal rahatsızlığı genel olarak 1- 5 aylık yavrularda sıklıkla görülmektedir. Bunun için dikkat edilmesi gerekir. DNA’lı bir parvo virüsten kaynaklanan bu sorun, günümüzde koronavirüs gibi bulaşıcı bir sorundur. İnsanlara bulaşmasa da; köpekten köpeğe çok basit bir şekilde geçebilmektedir. 

Köpeklerde Uyuz

Uyuz, konu köpekler olunca oldukça sık bir şekilde duyulan rahatsızlıklar arasında ilk sıralarda yerini almaktadır. Sadece köpekler için değil, hemen hemen her hayvanda görülebilen uyuz rahatsızlığı; hayvanların cildinde belli olan ve belirli böceklerin sebebiyet verdiği bir hastalıktır. İnsanlara geçme riski de vardır. Köpeklerde bu hastalık engellenebilmekte ve tedavi edilebilmektedir. Ölümcül bir hastalık değildir. Fakat çok uzun süre tedavi edilmezse, psikolojik sorunlar yaratabilir.

Köpeklerde uyuz hastalığı olduğunu anlayabilmek için birçok yöntem vardır. Oldukça kolay bir şekilde tespit edilebilen uyuz hastalığını anlama yollarından ilki, kaşıntı kontrolüdür. Eğer köpeğiniz mevcut halinden daha fazla ve hırslı bir şekilde kaşınıyorsa, bu durumda uyuz rahatsızlığına yakalandığını belirtebiliriz. 

Eğer köpek aynı bölgeyi sürekli kaşıyor, yalıyor ve istemsiz bir şekilde kendine zarar veriyorsa, bu hastalığın en net teşhisidir. Eğer bu durumda veteriner kontrolü yapılmazsa, deride taşlaşma, deride dökülme, yara kabukları oluşması ve çıbanlar meydana gelebilir. Uyuz olan köpeklerin büyük bölümü iştahsızlık sorunuyla karşı karşıya kalabilir, kötü koku yayabilir ve çok fazla kilo kaybı yaşarlar. 

Köpeklerde Mantar

Özellikle yavru köpeklerde mantar rahatsızlığı sık karşılaşılan rahatsızlıklardan biridir. Bir diğer adıyla saçkıran olarak bilinmektedir. İnsanlarda meydana gelen saçkıranla hemen hemen aynıdır. Enfekte deri ya da o bölgede bulunan tüyler ile direkt olarak temas yoluyla yayılan bir mantar parazitidir. Erken teşhis edildiği takdirde pek bir sorun yaşanmaz. Fakat teşhis geç yapılırsa, beraberinde birçok sorun meydana gelecektir.

Yavru köpeklerde bağışıklık sistemi tam olarak gelişmediği için, beraberinde yetersiz ya da dengesiz beslenme yaşandığında mantar hastalığının oluşması kaçınılmazdır. Zoonotik bir durum olan köpeklerde mantar hastalığı, insanların ve hayvanların cildinde yaşamakta olan dermatofit isimli bir mantar parazitinden kaynaklanır ve bağışıklık sistemi zayıf olan insan / hayvan farketmeksizin herkese bulaşabilir. 

Köpeklerde mantar hastalığında belirtiler, enfeksiyonun ne kadar ciddi olduğuna ve direncine göre değişim göstermektedir. Hayvanınızın cildinde hafif veya şiddetli seviyede yaralar oluşmuşsa ve bununla birlikte tüy dökülmesi görünüyorsa ayrıca bir de kaşıntı sorunu mevcutsa mantar baş göstermiş demektir. Bu durumda hemen veterinere başvurulması gerekmektedir.

Köpeklerde Rahim İltihabı

Köpeklerde rahim iltihabı nadir görülen rahatsızlıklardan biridir. Dişi köpekler, her yıl yalnızca 2 kez kızgınlık dönemine girerler. 3. veya 4. Kez girmeleri oldukça düşük bir ihtimalidir. Genel olarak kanamanın da baş gösterdiği bu dönem içerisinde, hormonal etkiyle birlikte üreme yolu açık hale gelir. Dolayısıyla açık ve korunmasız durumda olan bu kanaldan rahim bölgesine birçok bakteri geçebilir. Bunun için rahim iltihabında en riskli dönem, kedilerin kızgınlık dönemidir diyebiliriz. 

Bu konuda üzücü bir bilgi vermek gerekirse, rahim iltihabı önceden teşhis edilmesi oldukça zor bir hastalıktır. Çünkü genellikle son döneme kadar herhangi bir semptom vermez. Bilimsel adı pyometradır. Kızgınlıktan 3-5 hafta sonra şekillenir ve rahim duvarını kalınlaştırır. Son olarak da rahmi enfekte sıvıyla doldurur. Sonuç genel olarak ölümcüldür. 

Köpeklerde rahim iltihabı genel olarak 2 şekilde görülebilmektedir. Bu 2 şekil, açık ve kapalı olarak adlandırılmaktadır. Açık pyometra, yani açık rahim iltihabı; enfeksiyon gözle görülebilecek şekilde dışarıya sızar ve bu görülür görülmez hemen veterinere başvurmak gerekir. Eğer ilk evrede tedavi başlarsa hastalık geçirilebilir. Fakat görmezden gelinir ve birkaç kez tekrarlarsa tedavi oldukça zorlaşır.

Kapalı pyometrada durum çok kötüdür. Çünkü hastalık yavaş yavaş ilerler ve hiçbir belirti vermez. Rahim tamamıyla enfeksiyon sıvışıla dolar ve tıpkı hamileymiş gibi git gide büyüyerek genişler. Bu da beraberinde iştahsızlık, durgunluk, yüksek ateş, aşırı susama ve kusma getirir. Eğer tespit edilip müdahale edilmezse rahim paylayabilir ve enfeksiyon sıvısı kana karışabilir. Sonuç olarak da ölüm yaşanır.

Köpek Gribi

Köpek gribi, birçok sebep sonucu yaşanabilse de; genel olarak hava yoluyla bulaşır ve en sık mevsimsel geçişlerde görülür. Ölümcül bir etkisi yoktur fakat hayvanı çok mağdur edilebilir. Eğer tedavi edilmezse, %5 oran da olsa beraberinde ölüm getirebilir. Köpeğin hava yollarını tıkayabilecek her türlü hapşırma, öksürme, burun ve ağız salgıları ile karakterize bir şekilde ilerler. 

Her ne kadar hava yoluyla bulaşsa da; nesnelerin yüzeylerinde ve hatta gribin bulaştığı hayvanlarla temas etmiş hayvanlar ve insanlarda da görülebilir. Yani bu noktada 2 kat dikkat etmek mantıklı olacaktır. Hayvanınızın köpek gribi hastalığına yakalandığını; sürekli hapşırma sorunu, halsizlik durumu, sümük üretimini, ateş ve öksürme varsa anlayabilir ve veterinere başvurabilirsiniz. Eğer hastalık ilk evrelerde teşhis edilirse, herhangi bir zorluk yaşanmadan geçirilebilir. Fakat teşhis edilmezse, oldukça zor bir süreç sizi ve hayvanınızı bekliyor demektir.

Köpeklerde Leyişmanyaz

Köpeklerde leyişmanyaz hastalığı sineklerden bulaşan bir hastalıktır. Avrupa ve İspanya civarında oldukça sık görülür. Türkiye gibi ülkelerde görülme sıklığı her ne kadar düşük olsa da; 0 değildir. Bulaşıcı bir hastalıktır. Bu yüzden yayılmadan hemen teşhis edilip tedavi edilmesi gerekmektedir. Köpeklerde leyişmanyaz hastalığının önüne geçmek için en etkili yöntem sineklerden uzak tutmaktır. Bu da kovucu spreylerle ve dışarı temasını en aza indirmekle mümkündür. Özellikle sinek yoğunluğunun arttığı yaz aylarında 2 kat dikkat etmek gerekir.

Son derece rahatsız edici ve yaşam kalitesini düşüren bir hastalık olarak bilinen köpeklerde leyişmanyaz hastalığının en önemli belirtisi halsizlik ve sürekli su içme isteğidir. Bununla birlikte köpeğinizde ani hareketlenmeler de meydana gelebilir. Eğer bu belirtiler görünüyorsa veterinere başvurmanızda fayda vardır. 

Köpeklerde Gençlik Hastalığı

Köpeklerde gençlik hastalığı, çoğunlukla beraberinde ölüm getiren bir hastalıktır. Fakat kurtulma payı da vardır. Tamamen umutsuzluğa kapılmamak gerekir. Eğer erken teşhis edilir ve doğru tedavi adımları uygulanırsa, herhangi bir sorun yaşanmadan atlanacaktır. Fakat teşhis konusunda geç kalınırsa ölümcül sonuçlar etki gösterecektir.

Köpeklerde gençlik hastalığını öksürük ve ishal birlikte görüldüğü anda anlayabilirsiniz. Bazı durumlarda bu hastalık kendini ölümcül zatürreye veya felce bile dönüştürebilir. Eğer köpeğinizde yüksek ateş, ishal ve sindirim sorunları, ani şekilde günde birkaç kez kusma, sık sık uyuma, depresyon, iştahsızlık, hapşırma veya solunum sorunları, deri rahatsızlıkları görülüyorsa gençlik hastalığına yakalanmış olabilir. Semptomları oldukça fazla olduğu için dışarıdan teşhis koymak zordur. Bu yüzden tüm bu belirtilerin önemsenerek veterinere gösterilmesinde fayda bulunmaktadır. 

Köpeklerde gençlik hastalığı, bu hastalığa yakalanan köpeklerden hapşırma ve öksürme yoluyla oldukça kolay bir şekilde bulaşabilir. Yine kan veya tükürük yoluyla da geçebilir. Eğer bu hastalığa sahip bir köpekle su veya yemek kapları paylaşılıyorsa yine bulaşacaktır. Bunun için köpeğinizi korumanın en etkin yolu, bilmediğiniz köpeklerle temas etmesinden kaçınmaktır. 

Köpeklerde sıklıkla görülen hastalıklar bu şekilde kendini göstermektedir. Eğer sizler de farklı hastalıklar biliyor ya da farklı hastalıklara dair araştırma yapıyorsanız; yorum bölümünden Mutlu Patiler Pet Shop olarak bizlere iletebilirsiniz. 

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp chat